27 Kasım 2008 Perşembe

Denge


Yalnızlığını kullandı. Eski sevgililerini, kayıplarını, ihanet ediyor olduğu dostlarını kullandı. Sararmış küçük parmaklarını oynatıyordu durmadan, titriyordu ama farkında değildi. Bütün geçmişini kullandı o masada. Üstündeki deniz mavisi kahve lekeli gömleğine, kırışmış siyah pantolonuna, 2 günlük çoraplarına ihanet ediyordu. O an da birşey oldu yalnız o ana ait, bir daha olamayacak birşey. Ellerini kaldırdıkça büyüyordu, gözleri büyüdükçe haykırışlar, bağırdıkça gülmeye başlayanlar.. Aşağılıkça kullanıyordu siyah beyaz dişlerini, dili dalgalardan ustalıkça sıyrılan bir sörfçünün ki gibiydi. Bütün övgüleri duyuyordu, bütün bu kargaşadan, sövgüden zevk alıyordu. O an da birşey oldu , yalnız o ana ait, bir daha olamayacak birşey. Omuzları hafifçe sallanıyordu. Sürekli dönüyordu , sürekli birşeyleri açan bir yerden bi yere atlayan birşey gibi, açılmaması gereken yerleri açan birşey, bir anahtar gibi.Düşünmüyordu o ana kadar hiç aklına gelmedi düşünmek sadece konuşmak sadece akmak, akmak ve bitmek istiyordu. O anda birşey oldu yalnız o ana ait, bir daha olamayacak birşey. Bazen masadan kalkıyor gidip o pis, lanetli, olmayan, olmaması gereken yüzünü yıkıyordu. Hastalandığında sevgiyle dokunulan, taptaze dudakların okşadığı ve yeni umutların renklendiği yüzünü kullanıyordu o masada ve bundan müthiş bir zevk alıyordu ve o anda birşey oldu, sadece o ana ait, bir daha olamayacak birşey. Sustu ...

2 yorum:

Leena dedi ki...

anlatımın çok iyi olmuş.ama "ve" bağlaçlarını daha sık kullanıp cümleleri uzatmasan daha akıcı bir yazı olabilirmiş bence.

Tony Blake dedi ki...

evet haklısın bilinç akışıyla yazdığım için oldu biraz da.